|
ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ
Madde 1:
Bu sözleşme uyarınca
çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha
erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz
yaşına kadar her insan çocuk sayılır.
Madde 2: 1.Taraf devletler,
bu sözleşmede yazılı olan hakları kendi
yetkileri altında bulunan her çocuğa,
kendilerinin, ana-babalarının ve yasal
vasilerinin sahip oldukları ırk, renk,
cinsiyet, dil, siyasal yada başka
düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken,
mülkiyet, sakatlık doğuş ve diğer statüler
nedeniyle hiçbir ayırım gözetmeksizin tanır
ve taahhüt ederler.
2.Taraf devletler, çocuğun ana-babasının,
yasal vasilerinin veya ailesinin öteki
üyelerinin durumları, faaliyetleri,
açıklanan düşünceleri veya inançları
nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tabi
tutulmasına karşı etkili biçimde korunması
için gerekli tüm önlemleri alırlar.
Madde 3: 1.Kamusal yada
özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler,
idari makamlar veya yasama organları
tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren
bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel
düşüncedir.
2.Taraf devletler, çocuğun ana-babasının,
vasilerinin yada kendisinden hukuken sorumlu
olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de
göz önünde tutarak, esenliği için gerekli
bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve
bu amaçlı tüm uygun yasal ve idari önlemleri
alırlar.
3.Taraf devletler, çocukların bakımı veya
korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve
faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık,
personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin
yeterliliği açısından, yetkili makamlarca
konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.
Madde 4: Taraf devletler,
bu sözleşmede tanınan hakların uygulanması
amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve
diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve
kültürel haklara ilişkin olarak, taraf
devletler eldeki kaynaklarını, olabildiğince
geniş tutarak, gerekirse uluslar arası
işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler
alırlar.
Madde 5: Taraf devletler,
bu sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar
doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin
geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol
gösterme ve onu yönlendirme konusunda
ana-babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa
uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal
vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu
öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına
ve ödevlerine saygı gösterirler.
Madde 6: 1.Taraf devletler,
her çocuğun temel yaşama hakkına sahip
olduğunu kabul ederler.
2.Taraf devletler, çocuğun hayatta kalması
ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı
gösterirler.
Madde 7: 1.Çocuk doğumundan
hemen sonra derhal nüfus kütüğüne
kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir isim
hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana-babasını
bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına
sahip olacaktır.
2.Taraf devletler, özellikle çocuğun
tabiiyetsiz kalması söz konusu olduğunda
kendi ulusal haklarına ve ilgili uluslar
arası belgeler çerçevesinde üstlendikleri
yükümlülüklerine uygun olarak bu hakların
işlerlik kazanmasını taahhüt ederler.
Madde 8: 1.Taraf devletler,
yasanın tanıdığı şekliyle çocuğun kimliğini;
tabiyeti, ismi ve aile bağları dahil, koruma
hakkına saygı göstermeyi ve bu konuda yasa
dışı müdahalelerde bulunmayı taahhüt
ederler.
2.Çocuğun kimliğinin unsurlarının
bazılarından veya tümünden yasaya aykırı
olarak yoksun bırakılması halinde, taraf
devletler çocuğun kimliğine süratle yeniden
kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve
korumada bulunurlar.
Madde 9: 1.Yetkili makamlar
uygulanabilir yasa ve usullere göre ve
temyiz yolu açık olarak, ayrılığın çocuğun
yüksek yararına olduğu yolunda karar
vermedikçe, taraf devletler, çocuğun;
ana-babasından, onların rızası dışında
ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak,
ana-babası tarafından çocuğun kötü muameleye
maruz bırakılması yada ihmal edilmesi
durumlarında da ana-babanın birbirinden ayrı
yaşaması nedeniyle çocuğun ikametgahının
belirlenmesi amacıyla karara varılması
gerektiğinde, bu tür ayrılık kararı
verilebilir.
2.Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca
girişilen her işlemde, ilgili bütün
taraflara işleme katılma ve görüşlerini
bildirme olanağı tanınır.
3.Taraf devletler, ana-babasından veya
bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen
çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı
olmadıkça, ana-babanın ikisiyle de düzenli
bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan
görüşme hakkına saygı gösterirler.
4.Böyle bir ayrılık, bir taraf devlet
tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin
ana veya babasının veya her ikisinin birden
tutuklanmasını, hepsini, sürgün, sınırdışı
edilmesini veya ölümünü (ki buna devletin
gözetimi altında iken nedeni ne olursa olsun
meydana gelen ölüm dahildir) tevlit eden
herhangi benzer bir işlem sonucu olmuşsa, bu
Taraf Devlet, istek üzerine ve çocuğun
esenliğine zarar vermemek koşulu ile;
ana-babaya, çocuğa veya uygun olursa,
ailenin bir başka üyesine, söz konusu aile
bireyinin yada bireylerinin bulunduğu yer
hakkında gereken bilgiyi verecektir. Taraf
Devletler, böyle bir istemin başlı başına
sunulmasının ilgili kişi veya kişiler
bakımından aleyhe hiçbir sonuç
yaratılmamasını ayrıca taahhüt eder.
Madde 10: 1. 9.maddenin 1.
fıkrası uyarınca Taraf Devletlere düşen
sorumluluğa uygun olarak, çocuk veya
ana-babası tarafından, ailenin birleşmesi
amaçlarıyla yapılan bir Taraf Devlet
ülkesine girme yada onu terk etme
konusundaki her başvuru, Taraf Devletlerce
olumlu, insani ve ivedi bir tutumla ele
alınacaktır. Taraf Devletler, bu tür bir
başvuru sahipleri veya aile üyeleri aleyhine
sonuçlar yaratmamasını taahhüt ederler.
2.Ana-babası, ayrı Devletlerde oturan bir
çocuk olağanüstü durumlar hariç, hem ana hem
de babası ile düzenli biçimde kişisel
ilişkiler kurma ve doğrudan görüşme hakkına
sahiptir. Bu nedenle ve 9. maddenin 1.
fıkrasına göre Taraf Devletlere düşen
sorumluluğa uygun olarak, Taraf Devletler
çocuğun ve ana-babasının Taraf Devletlerinin
ülkeleri dahil, herhangi bir ülkeyi terk
etme ve kendi ülkelerine dönme hakkına saygı
gösterirler. Herhangi bir ülkeyi terk etme
hakkı, yalnızca yasada öngörüldüğü gibi ve
ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu
sağlığı ve ahlak ve başkalarının hak ve
özgürlüklerini korumak amacı ile ve işbu
Sözleşme ile tanınan haklarla bağdaştığı
ölçüde kısıtlamalara konu olabilir.
Madde 11: 1. Taraf
Devletler, çocukların yasa dışı yollarla
ülke dışına çıkarılıp geri döndürülmemesi
halleriyle mücadele için önlemler alırlar.
2.Bu amaçla Taraf Devletler iki yada çok
taraflı anlaşmalar yapılmasını yada mevcut
anlaşmalara katılmayı teşvik ederler.
Madde 12: 1.Taraf
Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine
sahip çocuğun kendini ilgilendiren her
konuda görüşlerini serbestçe ifade etme
hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı olgunluk
derecesine uygun olarak, gereken özen
gösterilmek suretiyle tanırlar.
2.Bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi bir
adli veya idari kovuşturmada çocuğun yada
doğrudan doğruya veya bir temsilci yada
uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi
fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin
kurallarına uygun olarak çocuğa, özellikle
sağlanacaktır.
Madde 13: 1.Çocuk,
düşüncesini özgürce açıklama hakkına
sahiptir; bu hak, ülke sınırları ile bağlı
olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal
biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir
araçla her türlü haber ve düşüncelerin
araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi
özgürlüğünü içerir.
2.Bu hakkın kullanılması yalnızca;
a) Başkasının haklarına ve itibarına
saygı,
b) Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu
sağlığı ve ahlakının korunması nedenleriyle
ve kanun tarafından öngörülme ve gerekli
olmak kaydıyla yapılan sınırlamalara konu
olabilir.
Madde 14: 1.Taraf
Devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve din
özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.
2. Taraf Devletler, ana-babanın ve
gerekiyorsa yasal vasilerin; çocuğun
yeteneklerinin gelişmesiyle bağdaşır biçimde
haklarının kullanılmasında çocuğa yol
gösterme konusundaki hak ve ödevlerine saygı
gösterirler.
3. Bir kimsenin dinini ve inançlarını
açıklama özgürlüğü kanunla öngörülmek ve
gerekli olmak kaydıyla yalnızca kamu
güvenliği, düzeni, sağlık yada ahlaki yada
başkalarının temel hakları ve özgürlüklerini
korumak gibi amaçlarla sınırlandırabilir.
Madde 15: 1. Taraf
Devletler, çocuğun dernek kurma ve barış
içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin
haklarını kabul ederler.
2. Bu hakların kullanılması, ancak yasayla
zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda
gerekli olan ulusal güvenlik, kamu
güvenliği, kamu düzeni yararına olarak yada
kamu sağlığı ve ahlakın yada başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla
yapılan sınırlamalardan başkalarıyla
kısıtlandırılamaz.
Madde 16: 1.Hiçbir çocuğun
özel yaşantısına, aile, konut iletişimine
keyfi yada haksız bir biçimde müdahale
yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da
haksız olarak saldırılamaz.
2.Çocuğun bu tür müdahale ve saldırılara
karşı yasa tarafından korunmaya hakkı
vardır.
Madde 17: Taraf Devletler,
kitle iletişim araçlarının önemini kabul
ederek çocuğun; özellikle toplumsal, ruhsal
ve ahlaki esenliği ile bedensel ve zihinsel
sağlığını geliştirmeye yönelik çeşitli
ulusal ve uluslar arası kaynaklardan bilgi
ve belge edinmesini sağlarlar. Bu amaçla
Taraf Devletler;
a) Kitle iletişim araçlarını çocuk
bakımından toplumsal ve kültürel yararı olan
ve 29. maddenin ruhuna uygun bilgi ve
belgeyi yaymak için teşvik ederler;
b) Çeşitli kültürel, ulusal ve uluslar arası
kaynaklardan gelen bu türden bilgi ve
belgelerin üretimi, değişimi ve yayımı
amacıyla uluslar arası işbirliğini teşvik
ederler;
c) Çocuk kitaplarının üretimini ve
yayımlanmasını teşvik ederler;
d) Kitle iletişim araçlarını azınlık grubu
veya bir yerli ahaliye mensup çocukların dil
gereksinimlerine özel önem göstermeleri
konusunda teşvik ederler;
e) 13. ve 18. maddelerde yer alan kurallar
göz önünde tutularak çocuğun esenliğine
zarar verebilecek bilgi ve belgelere karşı
korunması için yönlendirici ilkeler
geliştirilmesini teşvik ederler.
Madde 18: 1.Taraf
Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve
gelişmesinin sağlanmasında ana-babanın
birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin
tanınması için her türlü çabayı gösterirler.
Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi
sorumluluğu ilk önce ana-babaya yada durum
gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu
kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek
yararını göz önünde tutarak hareket ederler.
2. Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence
altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf
Devletler, çocuğun yetiştirilmesi
konusundaki sorumluluklarını kullanmada
ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına
uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile
görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve
hizmetlerin geliştirilmesini sağlarlar.
3.Taraf Devletler, çalışan ana-babanın,
çocuk bakım hizmet ve tesislerden,
çocuklarının da bu hizmet ve tesislerden
yararlanma hakkını sağlamak için uygun olan
her türlü önlemi alırlar.
Madde 19: 1. Bu Sözleşmeye
Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının yada
onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya
vasilerinin yada bakımını üstlenen herhangi
bir kişinin yanında iken bedensel veya
zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale,
ihmal yada ihmalkar muameleye, ırza geçme
dahil her türlü istismar ve kötü muameleye
karşı korunması için; yasal, idari,
toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.
2. Bu tür koruyucu önlemler; burada
tanımlanmış olan çocuklara kötü muamele
olaylarının önlenmesi, belirlenmesi,
bildirilmesi, yetkili makama havale
edilmesi, soruşturulması, tedavisi ve
izlenmesi için gerekli başkaca yöntemleri ve
uygun olduğu takdirde adliyenin işe el
koyması olduğu kadar durumun gereklerine
göre çocuğa ve onun bakımını üstlenen
kişilere, gereken desteği sağlamak amacı ile
sosyal programların düzenlenmesi için etkin
usulleri de içermelidir.
Madde 20: 1. Geçici veya
sürekli olarak aile çevresinden yoksun kalan
veya kendi yararına olarak bu ortanda
bırakılması kabul edilmeyen her çocuk,
Devletten özel koruma ve yardım görme
hakkına sahip olacaktır.
2.Taraf Devletler bu durumdaki bir çocuk
için kendi ulusal yasalarına göre, uygun
olan bakımı sağlayacaklardır.
3. Bu tür bakım, başkaca benzerleri yanında,
bakıcı aile yanına verme, İslam Hukukunda
kefalet, evlat edinme yada gerekiyorsa çocuk
bakımı amacı güden uygun kuruluşlara
yerleştirmeyi de içerir. Çözümler
düşünülürken, çocuğun yetiştirilmesinde
sürekliliğin korunmasına ve çocuğun etnik,
dinsel, kültürel ve dil kimliğine gereken
saygı gösterilecektir.
Madde 21: Evlat edinme
sistemini kabul eden ve/veya buna izin veren
Taraf Devletler, çocuğun en yüksek
yararlarının temel düşünce olduğunu kabul
edecek ve aşağıdaki ilkeleri
gerçekleştireceklerdir:
a) Bir çocuğun evlat edinilmesine ancak
yetkili makam karar verir. Bu makam
uygulanabilir yasa ve usullere göre ve
güvenilir tüm bilgilerin ışığında; çocuğun,
ana-babası, yakınları ve yasal vasisinse
göre durumunu göz önüne alarak ve gereken
durumlarda tüm ilgililerle yapılacak görüşme
sonucu onların da evlat edinme konusundaki
onaylarını alma zorunluluğuna uyarak
kararını verir.
b) Çocuğun kendi ülkesinde elverişli
biçimde bakılması mümkün olmadığı veya evlat
edinecek veya yanına yerleştirilecek aile
bulunmadığı takdirde, ülkelerarası evlat
edinmenin çocuk bakımından uygun bir çözüm
olduğunu kabul ederler.
c) Başka bir ülkede evlat edinilmesi
düşünülen çocuğun kendi ülkesinde mevcut
evlat edinme durumuyla eşdeğer olan güvence
ve ölçülerden yararlanmasını sağlarlar.
d) Ülkelerarası evlat edinmede,
yerleştirilmenin ilgililer bakımından
yaşadışı para kazanma konusu olmaması için
gereken bütün önlemeleri alırlar.
e) Bu maddedeki amaçları, uygun olduğu
ölçüde, ikili yada çok taraflı düzenleme
veya anlaşmalarla teşvik ederler ve bu
çerçevede, çocuğun başka bir ülkede
yerleştirilmesinin yetkili makam veya
organlar tarafından yürütülmesini güvenceye
almak için çaba gösterirler.
Madde 22: 1. Taraf
Devletler, ister tek başına olsun isterse
ana babası veya herhangi bir başka kimse ile
birlikte bulunsun, mülteci statüsü kazanmaya
çalışan yada uluslar arası veya iç hukuk
kural ve usulleri uyarınca mülteci sayılan
bir çocuğun, bu Sözleşmede ve insan
haklarına veya insani konulara ilişkin ve
söz konusu Devletlerin taraf oldukları diğer
Uluslar arası sözleşmelerde tanınan ve bu
duruma uygulanabilir nitelikte bulunan
hakları kullanması amacıyla koruma ve insani
yardımdan yararlanması için gerekli bütün
önlemleri alırlar.
2.Bu nedenle, Taraf Devletler, uygun
gördükleri ölçüde, Birleşmiş Milletler
Teşkilatı ve onunla işbirliği yapan
hükümetler arası ve hükümet dışı yetkili
başka kuruluşlarla bu durumda olan bir
çocuğu korumak, ona yardım etmek, herhangi
bir mülteci çocuğun ailesi ile yeniden bir
araya gelebilmesi için ana-babası veya
ailesinin başka üyeleri hakkında bilgi
toplamak amacıyla işbirliğinde bulunurlar.
Herhangi bir nedenle kendi aile çevresinden
sürekli yada geçici olarak ayrı düşmüş bir
çocuğa bu Sözleşmeye göre tanınan koruma,
aynı esaslar içinde, ana-babası yada
ailesinin başkaca üyelerinden hiçbirisi
bulunamayan çocuğa da tanınacaktır.
Madde 23: 1. Taraf
Devletler, zihinsel yada bedensel özürlü
çocukların saygınlıklarını güvence altına
alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal
yaşama etkin biçimde katılmasını
kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir
yaşama sahip olmalarını kabul ederler.
2. Taraf Devletler, özürlü çocukların özel
bakımdan yararı kaynakların yeterliliği
ölçüsünde ve yapılan başvuru üzerine,
yardımdan yararlanabilecek durumda olan
çocuğa ve onun bakımından sorumlu olanlara,
çocuğun durumu ve ana-babasının veya çocuğa
bakanların içinde bulundukları koşullara
uygun düşecek yardımın yapılmasını teşvik ve
taahhüt ederler.
3.Özürlü çocuğun, özel bakıma gereksinimi
olduğu bilincinden hareketle bu maddenin 2.
fıkrası uyarınca yapılması öngörülen yardım,
çocuğun ana-babasının yada çocuğa bakanların
parasal (mali) durumları göz önüne alınarak,
olanaklar ölçüsünde ücretsiz sağlanır. Bu
yardım; özürlü çocuğun eğitimi, meslek
eğitimi, tıbbi bakım hizmetleri,
rehabilitasyon hizmetleri, bir işte
çalışabilecek duruma getirme hazırlık
programları ve dinlenme/eğlenme
olanaklarından etkin olarak yararlanmasını
sağlamak üzere düzenlenir ve çocuğun en
eksiksiz biçimde toplumla bütünleşmesi
yanında, kültürel ve ruhsal yönü dahil
bireysel gelişmesini gerçekleştirme amacını
güder.
4.Taraf Devletler, uluslar arası işbirliği
ruhu içinde, özürlü çocukların koruyucu
sıhhi bakımı, tıbbi, psikolojik ve işlevsel
tedavileri alanlarına ilişkin gerekli
bilgilerin alışverişi yanında,
rehabilitasyon, eğitim ve mesleki eğitim
hizmetlerine ilişkin yöntemlerin bilgilerini
de içerecek şekilde ve Taraf Devletlerin bu
alandaki güçlerini anlatışlarını geliştirmek
ve deneyimlerini zenginleştirmek amacıyla
bilgi dağıtımını ve bu bilgiden yararlanmayı
teşvik ederler. Bu bakımdan, gelişmekte olan
ülkelerin gereksinimleri, özellikle göz
önüne alınır.
Madde 24: 1.Taraf
Devletler, çocuğun olabilecek en iyi sağlık
düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve
rehabilitasyon hizmetlerini veren
kuruluşlardan yararlanma hakkını tanırlar.
Taraf Devletler, hiçbir çocuğun bu tür tıbbi
bakım hizmetlerinden yararlanma hakkından
yoksun bırakılmamasını güvence altına almak
için çaba gösterirler.
2.Taraf Devletler, bu hakkın tam olarak
uygulanmasını takip ederler ve özellikle:
a) Bebek ve çocuk ölüm oranlarının
düşürülmesi;
b) Bütün çocuklara gerekli tıbbi
yardımın ve tıbbi bakımın; temel sağlık
hizmetlerinin geliştirilmesine önem
verilerek sağlanması;
c) Temel sağlık hizmetleri çerçevesinde
ve başka olanakların yanı sıra, kolayca
bulunabilen tekniklerin kullanılması ve
besleyici yiyecekler ve temiz içme suyu
sağlanması yoluyla ve çevre kirlenmesinin
tehlike ve zararlarını göz önüne alarak,
hastalık ve yetersiz beslenmeye karşı
mücadele edilmesi;
d) Anneye doğum öncesi ve sonrası uygun
bakımın sağlanması;
e) Bütün toplum kesimlerinin özellikle
ana-babalar ve çocukların, çocuk sağlığı ve
beslenmesi, anne sütü ile beslenmenin
yararları, toplum ve çevre sağlığı ve
kazaların önlenmesi konusunda temel
bilgileri elde etmeleri ve bu bilgileri
kullanmalarına yardımcı olunması;
f) Koruyucu sağlık bakımlarının,
ana-babaya rehberliğini, aile planlaması
eğitimi ve hizmetlerinin geliştirilmesi;
amaçlarıyla uygun önlemleri alırlar.
3.Taraf Devletler, çocukların sağlığı için
zararlı geleneksel uygulamaların
kaldırılması amacıyla uygun ve etkili her
türlü önlemi alırlar.
4. Taraf Devletler, bu maddede tanınan
hakkın tam olarak gerçekleştirilmesini
tedricen sağlamak amacıyla uluslar arası
işbirliğinin geliştirilmesi ve teşviki
konusunda karşılıklı olarak söz verirler. Bu
konuda gelişmekte olan ülkelerin
gereksinimleri özellikle göz önünde tutulur.
Madde 25: Taraf Devletler,
yetkili makamlarca koruma ve bakım altına
alma, bedensel yada ruhsal tedavi
amaçlarıyla hakkında bir yerleştirme tedbiri
uygulanan çocuğun, gördüğü tedaviyi ve
yerleştirilmesine bağlı diğer tüm şartları
belli aralıklarla gözden geçirme hakkına
sahip olduğunu kabul ederler.
Madde 26: 1. Taraf
Devletler, her çocuğun, sosyal sigorta
dahil, sosyal güvenlikten yararlanma hakkını
tanır ve bu hakkın tam olarak
gerçekleşmesini sağlamak için ulusal
hukuklarına uygun, gerekli önlemleri
alırlar.
2.Sosyal Güvenlik, çocuğun ve çocuğun
bakımından sorumlu olanların kaynakları ve
koşulları göz önüne alınarak ve çocuk
tarafından yada onun adına yapılan sosyal
güvenlikten yararlanma başvurusuna ilişkin
başkaca durumlar da göz önünde tutulur.
Madde 27: 1. Taraf
Devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel,
ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişmesini
sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine
hakkı olduğunu kabul ederler.
2.Çocuğun gelişmesi için gerekli hayat
şartlarının sağlanması sorumluluğu; sahip
oldukları imkanlar ve mali güçleri
çerçevesinde öncelikle çocuğun ana-babasına
veya çocuğun bakımını üstlenen diğer
kişilere düşer.
3.Taraf Devletler, ulusal durumlarına göre
ve olanakları ölçüsünde, ana-babaya ve
çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere,
çocuğun bu hakkının uygulanmasında yardımcı
olmak amacıyla gerekli önlemleri alır ve
gereksinim olduğu takdirde özellikle
beslenme, giyim ve barınma konularında maddi
yardım ve destek programları uygulanır.
4. Taraf Devletler, Taraf Devlet ülkesinde
veya başka ülkede bulunsun; ana-babası veya
çocuğa karşı mali sorumluluğu bulunan diğer
kişiler tarafından, çocuğun bakım
giderlerinin karşılanmasını sağlamak
amacıyla her türlü uygun önlemi alırlar.
Özellikle çocuğa karşı mali sorumluluğu olan
kişinin, çocuğun ülkesinden başka bir ülkede
yaşaması halinde, Taraf Devletler bu konuya
ilişkin uluslar arası anlaşmalara katılmaya
veya bu tür anlaşmalar aktinin yanı sıra
başkaca uygun düzenlemelerin yapılmasını
teşvik ederler.
Madde 28: 1. Taraf
Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul
ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli
üzerinde tedricen gerçekleştirilmesi
görüşüyle özellikle:
a) İlköğretimi herkes için zorunlu ve
parasız hale getirirler;
b) Orta öğretim sistemlerinin genel olduğu
kadar mesleki nitelikte de olmak üzere
çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik
ederler ve bunların tüm çocuklara açık
olmasını sağlarlar ve gerekli durumlarda
mali yardım yapılması ve öğretimi parasız
kılmak gibi uygun önlemleri alırlar;
c) Uygun bütün araçları kullanarak,
yüksek öğretimi yetenekleri doğrultusunda
herkese açık hale getirirler;
d) Eğitim ve meslek seçimine ilişkin
bilgi ve rehberliği bütün çocuklar için elde
edilir hale
getirirler;
e) Okullarda düzenli biçimde devamın
sağlanması ve okulu terk etme oranlarının
düşürülmesi için önlem alırlar.
2. Taraf Devletler, okul disiplininin
çocuğun insan olarak taşıdığı saygınlıkla
bağdaşır biçimde ve bu sözleşmeye uygun
olarak yürütülmesinin sağlanması amacıyla
gerekli olan tüm önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler eğitim alanında,
özellikle cehaletin ve okuma- yazma
bilmemenin dünyadan kaldırılmasına katkıda
bulunmak ve çağdaş eğitim yöntemlerine ve
bilimsel ve teknik bilgilere sahip
olunmasını kolaylaştırmak amacıyla uluslar
arası işbirliğini güçlendirir ve teşvik
ederler. Bu konuda, gelişmekte olan
ülkelerin gereksinimleri özellikle göz
önünde tutulur.
Madde 29: 1.Taraf Devletler
çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlarına
yönelik olmasını kabul ederler;
a) Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin,
zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün
olduğunca geliştirilmesi;
b) İnsan haklarına ve temel
özgürlüklere, Birleşmiş Milletler
antlaşmasında benimsenen ilkeler saygısının
geliştirilmesi;
c) Çocuğun ana-babasına, kültürel
kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun
yaşadığı veya geldiği menşe ülkenin ulusal
değerlerine ve kendisininkinden farklı
uygarlıklara saygısının geliştirilmesi;
d) Çocuğun anlayışı, barış, hoşgörü,
cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister
dini gruplardan, isterse yerli halktan
olsun, tüm insanlar arasında dostluk
ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı,
sorumlulukla üstlenecek şekilde
hazırlanması;
e) Doğal çevreye saygısının
geliştirilmesi;
2.Bu maddenin veya 28. maddenin hiçbir hükmü
gerçek ve tüzel kişilerin öğretim kurumları
kurmak ve yönetmek özgürlüğüne, bu maddenin
1. fıkrasında belirtilen ilkelere saygı
gösterilmesi ve bu kurumlarda yapılan
eğitimin Devlet tarafından konuluş olan
asgari kurallara uygun olması koşuluyla,
aykırı sayılacak biçimde yorumlanmayacaktır.
Madde 30: Soya, dine yada
dile dayalı azınlıkların yada yerli
halkların varolduğu Devletlerde, böyle bir
azınlığa mensup olan yada yerli halktan olan
çocuk, ait olduğu azınlık topluluğunun diğer
üyeleri ile birlikte kendi kültüründen
yararlanma, kendi dinine inanma ve uygulama
ve kendi dilini kullanma hakkından yoksun
bırakılamaz.
Madde 31: 1. Taraf
Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman
değerlendirme, oynama ve yaşına uygun
eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve
kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe
katılma hakkını tanırlar.
2. Taraf Devletler, çocuğun kültürel ve
sanatsal yaşama tam olarak katılma hakkını
saygı duyarak tanırlar ve özendirirler ve
çocuklar için, boş zamanı değerlendirmeye,
dinlenmeye, sanata ve kültüre ilişkin
(etkinlikler) konusunda uygun ve eşit
fırsatların sağlanmasını teşvik ederler.
Madde 32: 1. Taraf
Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her
türlü tehlikeli işte yada eğitimine zarar
verecek yada sağlığı veya bedensel,
zihinsel, ruhsal, ahlaksal yada toplumsal
gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte
çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul
ederler.
2. Taraf Devletler, bu maddenin uygulanmaya
konmasını sağlamak için yasal, idari,
toplumsal ve eğitsel her önlemi alırlar. Bu
amaçlar ve öteki uluslar arası belgelerin
ilgili hükümleri göz önünde tutularak, Taraf
Devletler özellikle şu önlemleri alırlar:
a) İşe kabul için bir yada birden çok
asgari yaş sınırı tespit ederler;
b) Çalışmanın saat olarak süresi ve
koşullarına ilişkin uygun düzenlemeleri
yaparlar;
c) Bu maddenin etkili biçimde
uygulanmasını sağlamak için ceza veya başka
uygun yaptırımlar öngörürler.
Madde 33: Taraf Devletler,
çocukların uluslar arası anlaşmalarda
tanımlandığı biçimde uyuşturucu ve psikotrop
maddelerin yasadışı kullanımına karşı
korunması ve çocukların bu tür maddelerin
yasadışı üretimi ve kaçakçılığı alanında
kullanılmasını önlemek amacıyla, yasal,
sosyal ve eğitsel niteliktekiler de dahil
olmak üzere her türlü uygun önlemleri
alırlar.
Madde 34: Taraf Devletler,
çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel
suistimale karşı koruma güvencesi verirler.
Bu amaçla Taraf Devletler özellikle:
a) Çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete
girişmek üzere kandırılması veya
zorlanmasını;
b) Çocuğun, fuhuş yada diğer yasadışı
cinsel faaliyette bulundurularak
sömürülmesini;
c) Çocukların pornografik nitelikli
gösterilerde ve malzemede kullanılarak
sömürülmesini;
önlemek amacıyla ulusal düzeyde ve ikili ile
çok taraflı ilişkilerde gerekli her türlü
önlemi alırlar.
Madde 35: Taraf Devletler,
her ne nedenle ve hangi biçimde olursa
olsun, çocukların kaçırılmaları, satılmaları
veya fuhuşa konu olmalarını önlemek için
ulusal düzeyde ve ikili ve çok yanlı
ilişkilerde gereken her türlü önlemleri
alırlar.
Madde 36: Taraf Devletler,
esenliğine herhangi bir biçimde zarar
verebilecek başka her türlü sömürüye karşı
çocuğu korurlar.
Madde 37: Taraf Devletler
aşağıdaki hususları sağlarlar:
a) Hiçbir çocuk, işkence veya diğer
zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı
muamele ve cezaya tabi tutulmayacaktır.
Onsekiz yaşından küçük olanlara, işledikleri
suçlar nedeniyle idam cezası verilemeyeceği
gibi salıverme koşulu bulunmayan ömür boyu
hapis cezası da verilmeyecektir.
b) Hiçbir çocuk yasadışı yada keyfi biçimde
özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. Bir
çocuğun tutuklanıp, alıkonulması veya hapsi
yasa gereği olacak ve ancak en son
başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp,
uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı
tutulacaktır.
c) Özgürlüğünden yoksun bırakılan her
çocuğa insancıl biçimde ve insan kişiliğinin
özünde bulunan saygınlık ve kendi yaşındaki
kişilerin gereksinimleri göz önünde
tutularak davranılacaktır. Özgürlüğünden
yoksun olan her çocuk, kendi yüksek yararı
aksini gerektirmedikçe, özellikle
yetişkinlerden ayrı tutulacak ve olağanüstü
durumlar dışında ailesi ile yazışma ve
görüşme yoluyla ilişki kurma hakkına sahip
olacaktır.
d) Özgürlüğünden yoksun bırakılan her
çocuk, kısa zamanda yasal ve uygun olan
diğer yardımlardan yararlanma hakkına sahip
olacağı gibi özgürlüğünden yoksun
bırakılmasının yasaya aykırılığını bir
mahkeme veya diğer yetkili, bağımsız ve
tarafsız makam önünde iddia etme ve böylesi
bir işlemle ilgili olarak ivedi karar
verilmesini isteme hakkına sahip olacaktır.
Madde 38: 1. Taraf
Devletler, silahlı çatışma halinde
kendilerine uygulanabilir olan uluslar arası
hukukun, çocukları da kapsayan insani
kurallarına uymak ve uyulmasını sağlamak
yükümlülüğünü üstlenirler.
2. Taraf Devletler, onbeş yaşından
küçüklerin çatışmalara doğrudan katılmaması
için uygun olan bütün önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler, özellikle onbeş yaşına
gelmemiş çocukları askere almaktan
kaçınırlar. Taraf Devletler, onbeş ile
onsekiz yaş arasındaki çocukların silah
altına alınmaları gereken durumlarda,
önceliği yaşça büyük olanlara vermek için
çaba gösterirler.
4. Silahlı çatışmalarda sivil halkın
korunmasına ilişkin uluslar arası insani
hukuk kuralları tarafından öngörülen
yükümlülüklerine uygun olarak, Taraf
Devletler, silahlı çatışmadan etkilenen
çocuklara koruma ve bakım sağlamak amacıyla
mümkün olan her türlü önlemi alırlar.
Madde 39: Taraf Devletler,
her türlü ihmal, sömürü yada suistimal,
işkence yada her türlü zalimce, insanlık
dışı veya aşağılayıcı muamele yada ceza
uygulaması yada silahlanma mağduru olan bir
çocuğun, bedensel ve ruhsal bakımdan
sağlığına yeniden kavuşması ve yeniden
toplumla bütünleşebilmesini temin için uygun
olan tüm önlemleri alırlar. Bu tür sağlığa
kavuşturma ve toplumla bütünleştirme,
çocuğun sağlığını, özgüveninin ve
saygınlığını geliştirici bir ortamda
gerçekleştirilir.
Madde 40: 1. Taraf
Devletler, hakkında ceza yasasını ihlal
ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham
edilen yada ihlal ettiği kabul edilen her
çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma
kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol
üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları
göz önünde bulundurularak, taşıdığı
saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve
başkalarının da insan haklarına ve temel
özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek
nitelikte muamele görme hakkını kabul
ederler.
2. Bu amaçla uluslar arası belgelerin
ilgili hükümleri göz önünde tutularak Taraf
Devletler özellikle, şunları sağlarlar:
a) İşlendiği zaman ulusal yasa uluslar
arası hukukça yasaklanmamış bir eylem yada
ihmal nedeniyle hiçbir çocuk hakkında ceza
yasasını ihlal ettiği iddiası yada ithamı
öne sürülemeyeceği gibi böyle bir ihlalde
bulunduğu da kabul edilmeyecektir.
b) Hakkında ceza kanununu ihlal iddiası
veya ithamı bulunan her çocuk aşağıdaki
asgari güvencelere sahiptir:
1.Haklarındaki suçlama yasal olarak sabit
oluncaya kadar masum sayılmak;
2. Haklarındaki suçlamalardan kendilerinin
hemen ve doğrudan doğruya; yada uygun düşen
durumlarda ana-babaları yada yasal vasileri
kanalı ile haberli kılınmak ve
savunmalarının hazırlanıp sunulmasında
gerekli yasal yada uygun olan başka
yardımdan yararlanmak;
3.Yetkili, bağımsız ve yansız bir makam
yada mahkeme önünde adli yada başkaca uygun
yardımdan yararlanarak ve özellikle çocuğun
yaşı ve durumu göz önüne alınmak suretiyle
kendisinin yüksek yararına aykırı olduğu
saptanmadığı sürece, ana-babası veya yasal
vasisi de hazır bulundurularak yasaya uygun
biçimde adil bir duruşma ile konunun
gecikmeksizin karara bağlanmasının
sağlanması;
4.Tanıklık etmek yada suç ikrarında
bulunmadaki zorlanmamak; aleyhine olan
tanıkları sorguya çekmek veya sorguya çekmiş
olmak ve lehine olan tanıkların hazır
bulunmasının ve sorgulanmasının eşit
koşullarda sağlanması;
5. Ceza yasasını ihlal ettiği sonucuna
varılması halinde, bu kararın ve bunun
sonucu olarak alınan önlemlerin daha yüksek
yetkili, bağımsız ve yansız bir makam yada
mahkeme önünde yasaya uygun incelenmesi;
6. Kullanılan dili anlamaması veya
konuşmaması halinde çocuğun parasız çevirmen
yardımından yararlanması;
7.Kovuşturmanın her aşamasında özel
hayatının gizliliğine tam saygı
gösterilmesine hakkı olmak;
3.Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını
ihlal ettiği iddiası ileri sürülen, bununla
itham edilen yada ihlal ettiği kabul olunan
çocuk bakımından, yalnızca ona uygulanabilir
yasaların, usullerin, onunla ilgili makam ve
kuruluşların oluşturulmasını teşvik edecek
ve özellikle şu konularda çaba
göstereceklerdir:
a) Ceza Yasasını ihlal konusunda asgari
bir yaş sınırı belirleyerek, bu yaş
sınırının altındaki çocuğun ceza ehliyetinin
olmadığının kabulü;
b) Uygun bulunduğu ve istenilir olduğu
takdirde, insan hakları ve yasal güvencelere
tam saygı gösterilmesi koşulu ile bu tür
çocuklar için adli kovuşturma olmaksızın
önlemlerin alınması;
4.Koruma tedbiri, yönlendirme ve gözetim
kararları, danışmanlık, şartlı salıverme,
bakım için yerleştirme, eğitim ve meslek
öğretme programları ve diğer kurumsal bakım
seçenekleri gibi çeşitli düzenlemelerin
uygulanmasında, çocuklara durumları ve
suçları ile orantılı ve kendi esenliklerine
olacak biçimde muamele edilmesi
sağlanacaktır.
Madde 41: Bu sözleşmede yer
alan hiçbir husus, çocuk haklarının
gerçekleştirilmesine daha çok yardımcı olan
ve;
a) Bir taraf Devletin yasasında; veya
b) Bu Devlet bakımından yürürlükte olan
uluslar arası hukukta yer alan hükümleri
etkilemeyecektir.
II.KISIM
Madde 42: Taraf Devletler,
Sözleşme ilke ve hükümlerinin uygun ve
etkili araçlarla yetişkinler kadar çocuklar
tarafından da yaygın biçimde öğrenilmesini
sağlamayı taahhüt ederler.
Madde 43: 1. Taraf
Devletlerin bu sözleşme ile üstlendikleri
yükümlülükleri yerine getirme konusunda
kaydettikleri ilerlemeleri incelemek
amacıyla, görevleri aşağıda belirtilen bir
Çocuk Hakları Komitesi kurulmuştur.
2.Komite bu sözleşme ile hükme bağlanan
alanda yetenekleriyle tanınmış ve yüksek
ahlak sahibi on uzmandan oluşur. Komite
üyeleri Taraf Devletlerce kendi vatandaşları
arasından Komite üyeleri Taraf Devletlerce
kendi vatandaşları arasından ve kişisel
olarak görev yapmak üzere, adil bir coğrafi
dağılımı sağlama gereği ve başlıca hukuk
sistemleri göz önünde tutularak seçilirler.
3.Komite üyeleri, Taraf devletlerce
gösterilen kişiler listesinden gizli oyla
seçilirler. Her Taraf Devlet, vatandaşları
arasından bir uzmanı aday gösterebilir.
4. Komite için ilk seçim, bu Sözleşmenin
yürürlüğe girişini izleyen altı ay içinde
yapılır.Sonraki seçimler iki yılda bir
yapılır. Her seçim tarihinden en az dört ay
önce, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel
Sekreteri, Taraf Devletleri iki ay içinde
adaylarını göstermeye yazılı olarak davet
eder. Daha sonra Genel Sekreter böylece
belirlenen kişilerden, kendilerini gösteren
Taraf Devletleri de işaret ederek, alfabetik
sıraya göre oluşturduğu bir listeyi, Taraf
Devletlere bildirir.
5. Seçimler, Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Merkezinde, Genel Sekreter tarafından davet
edilen Taraf Devletler toplantılarında
yapılır. Nisabı, Taraf Devletlerinin üçte
ikisinin oluşturduğu ve toplantılarda, hazır
bulunan ve oy kullanan Devletlerin salt
çoğunluğu ile en fazla oy alan kişiler
Komiteye seçilir.
6. Komite üyeleri dört yıl için seçilir.
Aday gösterildikleri takdirde yeniden
seçilebilirler. İlk seçimde seçilmiş olan
beş üyenin görevi iki yıl sonra sona erer,
bu beş üyenin isimleri ilk seçimden hemen
sonra toplantı başkanı tarafından çekilen
kura ile belirlenir.
7.Bir komite üyesinin ölmesi veya çekilmesi
yada başka herhangi bir nedenle bir üyenin
komitedeki görevlerini yapamaz hale gelmesi
durumunda adaylığını öneren Taraf Devlet,
Komitenin onaylaması koşuluyla, böylece
boşalan yerdeki görev süresi doluncaya
kadar, kendi vatandaşları arasından başka
bir uzman atayabilir.
8. Komite, iç tüzüğünü kendisi belirler.
9.Komite, memurlarını iki yıllık bir süre
için seçer.
10. Komite toplantıları olağan olarak
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Merkezinde
yada Komite tarafından belirlenecek başka
uygun bir yerde yapılır. Komite olağan
olarak her yıl toplanır. Komite
toplantılarının süresi, gerektiğinde, Genel
Kurulca onaylanmak koşuluyla, bu Sözleşmeye
Taraf Devletlerin bir toplantısıyla
belirlenir veya değiştirilir.
11.Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel
Sekreteri gerekli maddi araçları ve
personeli bu Sözleşme ile kendisine verilen
görevleri etkili biçimde görebilmesi
amacıyla, komite emrine verir.
12.Bu sözleşme uyarınca oluşturulan
komitenin üyeleri, Genel Kurulun onayı ile,
Birleşmiş Milletler Teşkilatının
kaynaklarından karşılanmak üzere, Genel
Kurulca saptanan şart ve koşullar
çerçevesinde kararlaştırılan ücreti alırlar.
Madde 44: 1. Taraf
Devletler, bu sözleşmede tanınan hakları
yürürlüğe koymak için, aldıkları önlemleri
ve bu haklardan yararlanma konusunda
gerçekleştirilen ilerlemeye ilişkin
raporları:
a) Bu Sözleşmenin, ilgili Taraf Devlet
bakımından yürürlüğe giriş tarihinden
başlayarak iki yıl içinde,
b) Daha sonra beş yılda bir, Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri aracılığı ile
Komiteye sunmayı taahhüt ederler.
2. Bu madde uyarınca hazırlanan raporlarda,
bu Sözleşmeye göre üstlenilen
sorumlulukların, şayet varsa, yerine
getirilmesini etkileyen nedenler ve
güçlükler belirtilecektir. Raporda ayrıca,
ilgili ülkede Sözleşmenin uygulanması
hakkında komiteyi etraflıca aydınlatacak
biçimde yeterli bilgi de bulunacaktır.
3. Komiteye etraflı bilgi içeren bir ilk
rapor sunmuş olan Taraf Devlet, bu maddenin
1(b) bendi gereğince sunacağı sonraki
raporlarında daha önce verilmiş olan temel
bilgileri tekrarlamayacaktır.
4. Komite Taraf Devletlerden Sözleşmenin
uygulanmasına ilişkin her türlü ek bilgi
isteminde bulunabilir.
5.Komite, iki yılda bir Ekonomik ve Sosyal
Konsey aracılığı ile Genel Kurula
faaliyetleri hakkında rapor sunar.
6.Taraf Devletler kendi raporlarının
ülkelerinde geniş biçimde yayımını
sağlarlar.
Madde 45: Sözleşmenin
etkili biçimde uygulanmasını geliştirme ve
Sözleşme kapsamına giren alanda uluslar
arası işbirliğini teşvik etmek amacıyla:
a) Uzmanlaşmış kurumlar, UNİCEF ve Birleşmiş
Milletler Teşkilatının öteki organları, bu
Sözleşmenin kendi yetki alanlarına ilişkin
olan hükümlerinin uygulanmasının incelenmesi
sırasında, temsil edilmek hakkına
sahiptirler. Komite; uzmanlaşmış kurumları,
UNİCEF’i ve uygun bulduğu öteki yetkili
kuruluşları, kendi yetki alanlarını
ilgilendiren konularda uzman olarak görüş
vermeye davet edebilir. Komite, uzmanlaşmış
kurumları, UNİCEF’i ve Birleşmiş Milletler
Teşkilatının öteki organlarını kendi
faaliyet alanlarına ilişkin kesimlerde
Sözleşmenin uygulanması hakkında rapor
sunmaya davet edebilir;
b) Komite, uygun bulduğu takdirde, Taraf
Devletlerce sunulmuş, bir istem içeren yada
teknik danışma veya yardım ihtiyacını
belirten her raporu, gerekiyorsa Komitenin
bu istek veya ihtiyaca ilişkin tavsiye ve
gözlemlerini de ekleyerek, uzmanlaşmış
kurumlara, UNİCEF’e ve öteki yetkili
kuruluşlara gönderir;
c) Komite, Genel Kurul’a Genel Sekreterden
Komite adına çocuk haklarına ilişkin
sorunlarda incelemeler yaptırması
istediğinde bulunulmasını, tavsiye edebilir;
d) Komite, bu Sözleşmenin 44. ve 45.
maddeleri uyarınca alınan bilgilere
dayanarak, telkin ve genel nitelikte
tavsiyelerde bulunabilir. Bu telkin ve genel
nitelikteki tavsiyeler, ilgili olan her
taraf devlete gönderilir ve şayet varsa,
Taraf Devletlerin yorumları ile birlikte
Genel Kurulun dikkatine sunulur.
III. KISIM
Madde 46: Bu sözleşme bütün
Devletlerin imzasına açıktır.
Madde 47: Bu Sözleşme
onaylamaya bağlı tutulmuştur. Onay belgeleri
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel
Sekreteri nezdine tevdi edilecektir.
Madde 48: Bu sözleşme bütün
Devletlerin katılmasına açık olacaktır.
Katılma belgeleri Birleşmiş Milletler
Teşkilatı Genel Sekreteri nezdinde tevdi
edilecektir.
Madde 49: 1. Bu Sözleşme,
yirminci onay yada katılma belgesinin
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel
Sekreteri nezdinde tevdi tarihini izleyen
otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.
2. Yirminci onay yada katılma belgesinin
tevdiinden sonra bu Sözleşmeyi onaylayacak
yada ona katılacak Devletlerin her biri
için, bu Sözleşme, söz konusu Devletin onay
yada katılma belgesini tevdi tarihinden
sonraki otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.
Madde 50: 1. Bu Sözleşmeye
Taraf herhangi bir Devlet bir değişiklik
önerisinde bulunabilir ve buna ilişkin metni
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel
Sekreteri nezdinde tevdi edebilir. Genel
Sekreter bunun üzerine değişiklik önerisini
Taraf Devletlere, önerinin incelenmesi ve
onaya konulması amacıyla bir Taraf Devletler
Konferansı oluşturulmasını isteyip
istemediklerini kendisine bildirmeleri
kaydıyla, iletir. Böyle bir duyuru tarihini
izleyen dört ay içinde Taraf Devletlerin en
az üçte biri söz konusu konferansın
toplanmasından yana olduklarını ifade
ederlerse Genel Sekreter, Birleşmiş
Milletler Teşkilatı çerçevesinde bu
konferansı düzenler. Konferansta hazır
bulunan ve oy kullanan Taraf Devletlerin
çoğunluğu tarafından kabul edilen her
değişiklik, onay için Birleşmiş Milletler
Genel Kuruluna sunulur.
2. Bu maddenin 1. fıkrasında yer alan
hükümlere uygun olarak kabul edilen bir
değişiklik, Birleşmiş Milletler Genel
Kurulunca onaylandığı ve bu sözleşmeye Taraf
Devletlerin üçte iki çoğunluğu tarafından
kabul edildiği zaman yürürlüğe girer.
3. Bir değişiklik yürürlüğe girdiği zaman,
onu kabul eden Taraf Devletler bakımından
bağlayıcılık taşır. Öteki taraf devletler bu
sözleşme hükümleri ve daha önce kabul
ettikleri her değişiklikle bağlı kalırlar.
Madde 51: 1. Birleşmiş
Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, onay
yada katılma anında yapılabilecek
çekincelerin metnini alacak ve bütün
devletlere bildirecektir.
2. Bu Sözleşmenin amacı ve konusu ile
bağdaşmayan hiçbir çekinceye izin
verilmeyecektir.
3. Çekinceler, Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Genel Sekreterince, geri alınacağına ilişkin
bildirimde bulunma yoluyla her zaman geri
alınabilir. Bunun üzerine Genel Sekreter,
bütün Devletleri haberdar eder. Böyle bir
bildirim, Genel Sekreter tarafından alındığı
tarihte işlerlik kazanır.
Madde 52: Bir Taraf Devlet,
bu sözleşmeyi, Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Genel Sekreterine vereceği yazılı bildirim
yoluyla feshedebilir. Fesih, bildirimin
Genel Sekreter tarafından alınması
tarihinden bir yıl sonra geçerli olur.
Madde 53: Birleşmiş
Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, bu
Sözleşmenin tevdi makamı olarak
belirlenmiştir.
Madde 54: İngilizce,
Arapça, Çince, İspanyolca, Fransızca ve
Rusça metinleri de aynı derecede geçerli
olan bu Sözleşmenin özgün metni, Birleşmiş
Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdinde
tevdi edilecektir.
Hükümleri tarafından tam yetkili kılınan
Temsilciler, yukarıdaki kuralların ışığında,
bu Sözleşmeyi imzalamışlardır.
“İhtirazi Kayıt:
Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler
Çocuk Hakları Sözleşmesinin 17, 29 ve 30.
maddeleri hükümlerini T.C. Anayasası ve 24
Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması
hükümlerine ve ruhuna uygun olarak yorumlama
hakkını saklı tutmaktadır.” |